DOLAR 7,8936
EURO 9,3052
ALTIN 480,24
BIST 10,2382
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Gök Gürültülü

Bilim Kurulu Üyesi Açıkladı: Bulaşma Riski Kuluçka Döneminde Daha Fazla

Bilim Kurulu Üyesi Açıkladı: Bulaşma Riski Kuluçka Döneminde Daha Fazla
26.09.2020
4
A+
A-

Bunaltı sıcakların etkisiyle özellikle gençler maskeyi çene altında ve dirseklerinde taşıdığı görülürken Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yeşim Taşova, özellikle virüsün bulgularının henüz görülmediği 48 saatin bulaştırma riskinin en fazla olduğu kuluçka dönemi olarak kaydetti.

Hiçbir bulgunun görülmediği bu dönemde etrafta dolaşan kişilerin, çok daha fazla viral yükü bulunduğundan, virüsün en fazla bulaşmasına neden olan kişiler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Taşova, maskenin doğru takılmasının en önemli sebebinin de bu kişilerden diğerlerine geçecek olan enfeksiyonu engellemek olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Yeşim Taşova, ‘Hastaya temas ettikten sonra öksürük, ateş, yaygın kas ağrısı, vücut ağrıları gibi ilk bulguların ortaya çıktığı en bulaştırıcı dönem, kuluçka dönemidir. 4 ile 7 gün arası bir dönem. Bu, 2 gün kadar kısa, 14 gün kadar uzun oluyor. Daha bu bulguların hiç ortaya çıkmadığı 48 saat öncesi ve bulguların ortaya çıktığı ilk gün, bulaşıcılığın en fazla olduğu dönem’ ifadelerini kullandı.

‘8-10 GÜNDE AĞIR BİR TABLO HALİNE DÖNÜŞÜYOR’

Hastalık geliştikten sonra ilk hafta ateş, eklem ve kas ağrıları, koku ve tat almada değişiklik, bazı kişilerde ishal gibi bulguların görüldüğünü belirten Prof. Dr. Taşova, birinci haftadan sonra da nefes darlığı ve zatürre bulgularının ön plana çıktığını söyledi. Erken dönemde teşhis edildiğinde hastalığın daha iyi kontrol edilebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Yeşim Taşova, hiç tedavisiz veya bilinmeden giderse yaklaşık 8 ila 10 günde ağır bir tablo haline dönüşebileceğini belirtti. Taşova, ‘Hastaneye yatıştan 8 gün civarında yoğun bakım gerektiren akut solunum sıkıntısı sendromuna ve yoğun bakıma kadar gidebiliyor hasta. Aslında 2 ile 3 haftalık bir süre içerisinde bu tablo tedavisiz ve ağırlaşacak olan tablo bu şekilde ilerliyor. Ne kadar hafifse geçişi de o kadar kolay oluyor. Ağır olan olgularda, ne kadar ağır olarak geçirirse de bulguların ortadan kalkması da o kadar uzun sürüyor’ ifadelerini kullandı.

‘NEKAHET DÖNEMİNDE BULAŞTIRMA OLMUYOR’

Tüm enfeksiyon hastalıklarından sonra denilen ‘nekahet dönemi’ kişilerin özellikle vücut ağrılarının devam ettiğini kaydeden Taşova, bu dönemde bulaşma riskinin olmadığını aktardı. Taşova, konuşmasına şöyle devam etti:

‘Şimdiki bulgularımızla bu dönemin biraz da uzun devam ettiğini görüyoruz. Bu viral enfeksiyonlarda özellikle gripte de bazı ağır geçiren kişilerde yaşanan sorunlar olarak görülüyor. Bu nekahet dönemi, iyileşme döneminde geçiş olarak adlandırıyoruz. Bu dönemde bulaşıcılık olmuyor. Bulaşıcılık hiçbir bulgunun olmadığı, daha görülmediği ilk 48 saatte, sonra bulguların görüldüğü ilk birkaç günde oluyor. Ondan sonraki dönemde virüsün üremesi giderek azalıyor ve bu azalmayla birlikte bulaşıcılık da azalıyor. Hastalığı geçirmiş olan kişi nekahet döneminde olan kişinin şimdiki bilgilerimizin ışığında bulaşıcılığının olmadığını biliyoruz.’

‘PCR TESTİ 47 GÜNE KADAR POZİTİF GÖSTEREBİLİR’

PCR testinin bazılarında 30 hatta 47 güne kadar pozitif çıktığını belirten Taşova, 2PCR, bir mikroorganizmanın çekirdeğinin bir parçasını buluyor. Yani burada bir ölü mikroorganizma olup, onu da tespit edebilir. Buna yönelik çalışmalar Ankara’da da yapıldı. İstanbul’da bilim kurulu üyemiz Prof. Dr. Kenan Midilli tarafından da yapıldı. Bu noktada bulaşıcılığının olmadığı görüldü’ ifadelerini kullandı.

Virüsün mutasyona uğraması veya bağışıklığının yeterli olmaması durumlarında tekrar virüsle enfekte olunabilir mi gibi konuların henüz bilinmediğini belirten Prof. Dr. Yeşim Taşova, ‘Ama buna karşı antikor oluştuğunu biliyoruz, ki aşı çalışmaları gayet güzel ilerliyor. Daha nedeni pek belli olmamakla birlikte örneğin Güney Kore’de 160 kişide ikinci kez daha pozitif oluyor, negatif oluyor, iyileşme dönemine giriyor ama sonra tekrar pozitif oluyor. Bu kişilerin bulaştırıcı olup olmadıkları, zaman içerisinde görebileceğimiz bir tablo’ diye konuştu.

İLİşKİLİ HABERLER Koronavirüs Tedavisinde İnsanlı Testler Başladı

Koronavirüs Tedavisinde İnsanlı Testler Başladı

Koronavirüsle İlgili Büyük Gelişme! Bu Madde Virüsü Öldürüyor

Koronavirüsle İlgili Büyük Gelişme! Bu Madde Virüsü Öldürüyor

Koronavirüs Aşısının Obezite Hastalarında Etkisi Az Olabilir

Koronavirüs Aşısının Obezite Hastalarında Etkisi Az Olabilir

Kontakt Egzamanın Artmasına Neden Oldu

Kontakt Egzamanın Artmasına Neden Oldu

İLİşKİLİ GALERİLER İnternet Altyapısı Koronavirüse Karşı Ne Durumda?

İnternet Altyapısı Koronavirüse Karşı Ne Durumda?

Türkiye'de Coronavirüs Son Durum

Türkiye’de Coronavirüs Son Durum

Koronavirüs Salgınını Ortaya Çıktığı Wuhan’dan Şaşırtan Görüntüler

Koronavirüs Salgınını Ortaya Çıktığı Wuhan’dan Şaşırtan Görüntüler

Yeni Dövme Trendi: Koronavirüs

Yeni Dövme Trendi: Koronavirüs

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.