DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

Yerli Aşının İsmi Belli Oldu

Yerli Aşının İsmi Belli Oldu
01.05.2021
12
A+
A-

VLP temelli yerli kovid-19 aşısının Faz 1 çalışmaları hale devam ediyor. TÜBİTAK çatısı altında devam eden aşı çalışmalarının detaylarını paylaşan Prof. Dr. Gürsel, yerli aşının adının ‘CoviBel’ olarak düşündüklerini belirtti.

Koronavirüsle mücadele kapsamında aşılama çalışmaları devam ediyor. Prof. Dr. Gürsel, Faz 1 çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Ayrıca yerli aşının adının ‘CoviBel’ olmasını düşündüklerini belirtti.

Ortadoğu Teknik Üniversitesinden (ODTÜ) Prof. Dr. Mayda Gürsel ile Bilkent Üniversitesinden Prof. Dr. İhsan Gürsel çiftinin, ‘dublör virüsler’ olarak tarif ettikleri virüs benzeri parçacık (VLP) temelli yerli koronavirüs aşısında, virüsün spike proteini, İngiliz varyantına uygun şekilde formüle edildi.

Anadolu Ajansı’nda yer alan habere göre; İhsan Gürsel, TÜBİTAK Kovid-19 Türkiye Platformu çatısı altında devam eden ve Faz 1 çalışmaları süren VLP temelli aşıya ilişkin soruları cevapladı.

VLP tipi aşıların dünyadaki diğer aşı türlerinden farkının sorulması üzerine Gürsel, geliştirilen virüs benzeri parçacıkların, virüsü enfeksiyon oluşturmayacak şekilde taklit ederek bağışıklık tepkisi uyandırdığını ve hastalığa neden olmadığını ifade etti. Gürsel, ayrıca virüsün 4 yapısal proteinini de aşı antijeni olarak kullandıklarını dile getirdi.

Tekniklerinde, virüsün proteinlerini hücrelerin üretmesinin ardından bunları bir araya getirerek önce VLP’leri oluşturduklarını ve sonra hücreden dışarıya salınmasını sağladıklarını dile getiren Gürsel, ‘Bu süreçte virüs, hastalık yapıcı özelliği olan genetik şifresi olmadan vücutta dolaşarak neredeyse aynı etkiyi yaratabiliyor. Bu nedenle VLP temelli aşımıza ben “dublör virüs” diyorum’ dedi.

İZLENİMLERİMİZ OLDUKÇA OLUMLU SONUÇLAR VERDİĞİ YÖNÜNDE

Aşının toksikoloji çalışmalarının 56 gün sürdüğünü ve şu ana kadar herhangi bir yan etkiye sebebiyet verecek bir durumun meydana gelmediğini belirten Gürsel, şu bilgileri verdi:

‘Aşımız henüz Faz 1 aşamasında deneniyor. Bu çalışmaya toplam 36 kişi katılıyor. Klinik direktörü, gönüllülerde ciddi bir sorun gözlenmediğini belirtti. Faz 2’ye de 300 dolayında gönüllünün katılmasını bekliyoruz. Şu anda Faz 2’nin hazırlıklarını yapıyoruz. Elde ettiğimiz ürünlerle ilgili testler yaparak yeni metotlar geliştiriyoruz. Onların optimizasyonlarını yapıyoruz.

Şu anda doz ayarlamalarının yanı sıra, yeni varyantların karakterizasyon çalışmalarını yapıyoruz. Biz şu anda ürettiğimiz Kovid-19’un spike proteinini, İngiliz varyantına uygun şekilde formüle ettik. İzlenimlerimiz, oldukça olumlu sonuçlar verdiği yönünde. Bu çalışmamızın hayvan deneylerine başladık. Güney Afrika ve Brezilya varyantlarına ait siparişlerimiz yapıldı ve Hindistan varyantının tasarımına da başladık. Şu anda önerimiz Faz 2 çalışmalarında aşımızın İngiliz varyantına karşı formüle edilmiş halini kullanabilmek, bunun için yetkililerle görüşüyoruz. Şu anda Çin’de görülen ilk Kovid-19 türüne karşı bir dublör, İngiliz varyantına karşı da başka dublör virüsümüz var. Aynısı Güney Afrika, Brezilya ve Hindistan varyantlarına karşı da oluşturulacak.’

TÜRKİYE’YE ÖZGÜ BİR VARYANTIN ORTAYA ÇIKMASINI GÖZ ARDI ETMEMELİYİZ

Prof. Dr. İhsan Gürsel, mutasyon olasılığı hesabından yola çıkılarak virüsün farklı bireyleri enfekte ederek, spike proteininde her ay ortalama iki amino asidin değişikliğe uğrayabileceğini ifade etti.

Virüs çok sayıda yeni kişiyi enfekte ederken aynı zamanda mutasyon riskinin de arttığını anlatan Gürsel, şunları söyledi:

‘Şu anki rakamlara bakıldığında Türkiye’deki pozitif vaka yüksekliğinin sadece İngiliz varyantı ile açıklanması pek mümkün değil. Bildiğimiz şekilde, İngiliz varyantının bulaşıcılığı, vahşi tip Kovid-19’a karşı yüzde 70 daha fazla. Bu nedenle Türkiye’ye özgü bir varyantın ortaya çıkmasını göz ardı etmemeliyiz. Bunun var olması halinde de bizimle paylaşılmasını bekliyoruz. Böyle bir varyantın varlığını ortaya koymak için viral DNA dizilemesinin yaygın bir şekilde yapılmasını çok önemsiyorum.

Türkiye varyantının bulunup bulunmadığı, hastalardan izole edilen virüsün genetik şifresi dizilenerek çözülebilir. Bu varyantın bulunması halinde biz de VLP aşımızı, bu varyanta uygun şekilde çok hızlı uyarlayabiliriz. Eğer Türk varyantı adında yeni bir Kovid-19 alt tipi bulunursa teknik olarak 2 hafta gibi bir sürede aşımıza bu proteini dekore ederiz.’

YERLİ AŞININ İSMİ BELLİ OLDU

İhsan Gürsel, ‘Şu an başımızı kaşıyacak zamanımız yok. Çalışmalarımız Nobel İlaç’ta büyük bir ekiple son sürat ilerliyor. VLP temelli aşının adını ‘CoviBel’ olarak düşünüyoruz.’ dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.